|
| Jingle'dan Doğan Marka BilinirliğiBir bilmecem var çocuklar", "Müjde, müjde size", "Mintax'la canım Mintax';la", "Ho ho ho Hover... Süpürür döver", "Yöneticimiz uyuyor mu? .. " 80'lerin, hatta 70'lerin reklam sloganları bugün bile, o reklamlarla büyümüş birçok insan için hala sohbet konusudur. Hafızalardan silinmeyen bu sloganların akılda kalmasının tek nedeni, kuşkusuz sloganın kafiyesi ve cıngılı... Yukarıda saydığımız reklamların film akışını hatırlayan nadirdir ama müzik ve sloganlar hiç unutulmaz. Sloganı hatırlatan da asıl olarak müziktir, ya da daha doğru tabirle jingle. Bugün akıllarda yer eden sloganlara uyumlu cıngıl yaratma işine, pazarlamada "markaya müzikal kimlik kazandırma" adı veriliyor. Bu cilalı tanımlama, cıngıl hazırlamanın bir iş kolu haline gelmesini de beraberinde getiriyor. Tanımlama doğru elbette. Zaten pazarlama uzmanları da 30-40 saniyelik bir müziğin markayı hatırlatma, bilinirliği artırma tüketicinin yayınlanan mecraya bakmasını sağlama, ürünü akla getirme gibi pek çok etkisi bulunduğuna işaret ediyor. Markalara kuşaklar boyu hatırlarıma vaadi sunan cıngıl, küçük bir ekonomi yaratan ve müzik bilgisinin ötesinde farklı bir uzmanlık gerektiren bir iş alanı. Ayrı bir uzmanlık diyoruz çünkü marka konseptiyle örtüşen besteler yapabilmek için engin bir müzik bilgisine sahip olmak yetmiyor. Aynı zamanda pazarlama, sosyoloji ve psikolojiden anlamak, rakipleri iyi tanımak, tüketici eğilimlerini bilmek, trendleri takip etmek, bol bol seyahate çıkmak ve her şeyden önemlisi araştırmaya ciddi zaman ayırmak gerekiyor. |